Ali İmran Suresi 71’inci ayet
Ey ehl-i kitap! Neden doğruyu eğriye karıştırıyor ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz?
Peygamberimiz buyuruyor ki:
"Allah'ın Resûlü, ihtilâm olmaksızın cünüb olarak sabahlardı. Sonra yıkanır ve orucuna devam ederdi."
BUHÂRİ VE MÜSLİM - Hz. Âişe ve Ümmü Seleme (R.A.)
Hakk
Doğruluğu asla değişmeyen
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Hak geldi; bâtıl yok oldu." (İsra, 81)
"Allah'in hiç şüphesiz hak olduğunu bileceklerdir." (Nur, 25)
"Allah, hakkın ta kendisidir." (Hac, 62)
"Hak, Rabbinizdendir."(Kehf, 29)
Kur'an-ı Kerim'de kelime ve türevleri olarak 285 ayette geçer. İslam nazarında hakın kaynağı ilahi iradedir. Hakkın kaynağı Allahü Teâlâ'dır.
Hak, inkarı mümkün olmayan, ispat edilmesine gerek duyulmayan, varlığı kabul edilendir. Buna göre yüce Allah'ın varlığı kabul edilmesi gereken şeylerin ilkidir. O'nun varlığı, kabul etme emri henüz insanlara gelmeden kabul edilmiştir. Bu yüzden varlığı inkar edilemez. Bütün varlık alemi, O'nun varlığının apaçık delilidir. Yüce Allah'ın her sözü ve fiili haktır. O'nunla buluşmak haktır. O'na dayanan ve dayandırılan her şey hak ve gerçektir. O, Hak olmakla gerçeklerin gerçeğidir. O'nu bilmek, bilgilerin en gerçeğidir. O'nu ikrar etmek sözlerin en gerçeğidir.
Bir kimse bir şeyi kaybetse, bir parça kağıt üzerine "Ya Hakk" lafzını yazsa ve geceleyin o kağıdı eli üzerine koyup gökyüzüne baksa o zayi eylediği şeyi Allah'ın izniyle bulur.