Nisa Suresi 48’inci ayet
Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; bundan başkasını, (günahları) dilediği kimse için bağışlar. Allah'a ortak koşan kimse büyük bir günah (ile) iftira etmiş olur.
Buhâri'nin başka bir rivâyeti şöyledir:
"Oruç tutan, yemesini, içmesini ve şehevi arzularını yalnız benim için terkediyor. Bu yüzden orucun sevabını bizzat kendim vereceğim. Bir iyiliğe on kat sevap vardır."
Müslim'in başka bir rivâyeti şöyledir:
"İnsanoğlunun her ameline on kat sevap verilir. Bir iyilik on katından yedi yüz katına kadar mükâfatlandırılır. Ancak oruç bunun dışındadır. Onun karşılığını bizzat kendim vereceğim; çünkü (kulum) yemesini, içmesini ve şehevi arzularını yalnız benim için terkediyor. Oruç tutan için iki sevinç vardır. Bunlardan biri, iftar ettiği an, diğeri de orucun sevabiyle Allah'a kavuştuğu zamandır. Oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha güzeldir."
BUHÂRİ VE MÜSLİM
Ğafur
Kullarının günahlarını çok örten, onları cezalandırmayan ve bağışı bol olandır.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"O, günahı bağışlayan, tevbeyi kabul eden, azabı çetin, lütuf sahibi Allah'tandır ki. O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur, dönüş ancak O'nadır." (Mümin, 3)
"Dikkat et! O, azizdir ve çok bağışlayandır." (Zümer, 5)
"Kullarıma, benim, çok bağışlayıcı ve pek esirgeyici olduğumu haber ver." (Hicr, 49)
"Hakikaten Allah çok bağışlayıcı ve mağfiret edicidir." (Hacc, 60)
Allah, kullarını sadece bir kere değil defalarca bağışlar. Öyle ki, O'nun bağışlaması sayılamaz. Kullarını dünya ve ahirette rezil etmeyen onların günahlarını gizleyen, örten ve günahlarından dolayı cezalandırmayan. Allah, iyiyi-güzeli açığa çıkaran, kötüyü, çirkini örtendir. Allah dünyada üzerlerini örtmek, ahirette de cezasını vermemek suretiyle bunu örter. Allah insanı üç türlü örtü ile örtmüştür.
İlk örtü; insanın ayıp ve çirkin görünen yerlerini gizleyen elbiseleridir.
İkincisi; insanın fikir, düşünce ve hayallerini kalbinde gizlemesidir.
Üçüncüsü ise; Allah kulunun günahlarını örtmüş, gizlemiş; günahlarını sevaba çevirmiş, sanki hiç günah işlememiş gibi ahirette yalnızca sevaplarını yazan kitaplarını vermiştir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyuruyor :
Kul, günahını itiraf eder ve tevbe ederse, Allah tevbesini kabul eder.
Açıktan günah işleyenler dışında ümmetimin tamamı affedilir.
Kim bir müslümanın hata ve günahlarını örterse, Allah da dünyada ve ahirette o kimsenin hata ve günahlarını örter.
Tenbih : O'ndan başka kulların günahlarını bağışlayan kimse yoktur. İçtenlikle tevbe eden, sanki hiç günah işlememiş gibidir. Kullar için zorunlu olan, bağışlaması pek geniş olan Allah'tan günahlarının bağışlamasını talep etmek ve hiç bir zaman ondan ümit kesmemektir.
Her müslüman, bir günah işlediğinde onu insanlardan gizlemeli ve asla açığa vurmamalıdır. Günahlarını yalnızca Allah'a itiraf etmeli ve ondan bağışlanma dilemelidir.
Bu ismi bilen her müslüman, kendi günahlarını örrtüp gizlediği gibi, başkalarının da günahlarını örtüp gizlemeli ve açığa vurmamalıdır. Yüce Allah'ın şu ayetini akıldan çıkarmamalıdır. "Allah'ın sizi bağışlamasını arzulamaz mısınız? " (Nur, 22)
Bu ismi celilin 1286 defa tilavetine devam edenin günahlarını Cenab-ı Hak afv ve mağfiret buyurur. Kendisine karşı gazab ve düşmanlık zarar ve tesir etmez. Gazab anında kendini gören sukunet bulur. Hiddetinden eser kalmaz.