Peygamberimiz buyuruyor ki:
Allah'ın Resûlü oruçlu olduğu halde yolda beraber gidiyorduk. Güneş battığında Resûl-i Ekrem, yanımızdakilerden birisine:
"Ey falan! İn de bize yemek hazırla." dedi. Adam:
"Ey Allah'ın Resûlü Geceyi bekleseniz iyi olmaz mı?" diye sordu. Resûl-i Ekrem:
"Sen in de bize (kavrulmuş unu su ile karıştırarak) yemek hazırla." buyurdu. Adam:
"Henüz gündüzdür." deyince, Allah'ın Resûlü:
"İn de bize yemek hazırla." emrini tekrarladı. Adam yemek hazırladı. Resûl-i Ekrem su içtikten sonra şöyle buyurdu:
"Gecenin bu taraftan, doğudan geldiğini gördüğünüz zaman iftar edin." Eliyle de doğuyu gösterdi.
MÜSLİM - Ebû İbrahim Abdullah b. Ebî Evfâ (R.A.)
Varis
Bütün servetlerin gerçek sahibi
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Şüphesiz biz diriltir ve biz öldürürüz! Ve her şeye biz vâris oluruz." (Hicr, 23)
"Yeryüzüne ve onun üzerindekilere ancak biz vâris oluruz ve onlar ancak bize döndürülürler." (Meryem, 40)
"Biz, refahından şımarmış nice memleketi helâk etmişizdir. İşte yerleri! Kendilerinden sonra oralarda pek az oturulabilmiştir. Onlara biz vâris olmuşuzdur" (Kasas, 58)
Varis, başkasının gitmesi ve yok olasından sonra Bâki olan demektir. Bu özelliğe sahip olan tek varlık Yüce Rabb'imiz olan Allah'tır. Çünkü O, bu dünyada kendilerine verdiği sürenin dolmasıyla yok olan bütün varlıkların ardından baki kalacak tek varlıktır Bütün varlıların varlığı O'nun elinde ve yalnız O'na bağlıdır. O'nun varlığı ise hiçbir varlığa bağlı değildir.
Şunu bil ki, varlığı mümkün olan bütün varlıkların maliki ve sahibi Allah'tır. Fakat Allah kerem ve ihsan sahibi oluşu nedeniyle, bazı eşyayı geçici olarak kullarunın mülkiyetine vermiştir. İnsanlar ölümlü Allah ise Bâki'dir. Bu yüzden insanlar öldüklerinde sahip oldukları eşyalar, ilk sahibi olan Allah'a kalır. Allah'ın Vâris olmasından maksat işte budur.