Mücadele Suresi 58’inci ayet
(Buna imkân) bulamayan kimse, hanımıyla temas etmeden önce ard arda iki ay oruç tutar. Buna da gücü yetmeyen, altmış fakiri doyurur. Bu (hafifletme), Allah'a ve Resûlüne inanmanızdan dolayıdır. Bunlar Allah'ın hükümleridir. Kâfirler için acı bir azap vardır.
Duvarları örtmeyin. Kim kardeşinin mektubuna, onun izni olmadan bakarsa, tıpkı ateşe bakmış gibi olur. Allah'tan avuçlarınızın içiyle isteyin, sırtlarıyla istemeyin; duayı tamamlayınca avucunuzu yüzlerinize sürün.
EBU DAVUD
Kebir
Mutlak büyük
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"O, gaybı da, müsahede edileni de bilendir. Pek büyüktür, yücedir." (Ra'd, 9)
"Doğrusu Allah Yücedir, büyüktür." (Nisa, 34)
"Gerçekten Allah, Yücedir, büyüktür." (Hacc, 62)
"Şüphesiz Allah, Yücedir, büyüktür." (Lokman, 30)
"O, çok Yücedir, çok büyüktür." (Sebe, 23)
"Artık hüküm, Yüce, büyük olan Allah'ındır." (Mumin, 12)
O, her şey kendisinden daha küçük olan ve hiçbir şekilde, hiçbir çerçeveye sığdırılamayan tek ve biricik büyüktür.
Mevla'nın büyüklüğü hudutsuzdur. Kendisinden başka O'nu bilen kimse yoktur. O'nun büyüklüğünü anlayamayız. Ancak yarattığı şeylerin ne kadar büyük olduğunu düşünürsek O'nun büyüklüğünü anlamış oluruz.
Kebir, büyüklük sahibi demektir. Büyüklük, zatın kemale kavuşmasından ve varlığının mükemmel oluşundan ibarettir. Bu yalnız Allah için geçerlidir.
Bu sıfat mutlak olarak sadece Allah'a mahsustur. Yaratıklar için sadece mecazi olarak kullanılabilir.