Ali İmran Suresi 92’inci ayet
Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça "iyi" ye eremezsiniz. Her ne harcarsanız, Allah onu hakkıyla bilir.
Buhâri'nin başka bir rivâyeti şöyledir:
"Oruç tutan, yemesini, içmesini ve şehevi arzularını yalnız benim için terkediyor. Bu yüzden orucun sevabını bizzat kendim vereceğim. Bir iyiliğe on kat sevap vardır."
Müslim'in başka bir rivâyeti şöyledir:
"İnsanoğlunun her ameline on kat sevap verilir. Bir iyilik on katından yedi yüz katına kadar mükâfatlandırılır. Ancak oruç bunun dışındadır. Onun karşılığını bizzat kendim vereceğim; çünkü (kulum) yemesini, içmesini ve şehevi arzularını yalnız benim için terkediyor. Oruç tutan için iki sevinç vardır. Bunlardan biri, iftar ettiği an, diğeri de orucun sevabiyle Allah'a kavuştuğu zamandır. Oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha güzeldir."
BUHÂRİ VE MÜSLİM
Müheymin
Gözetici ve koruyucu
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"O Allah ki, O'ndan başka İlah yoktur. Meliktir; Kuddûstur; Selamdır; Mü'mindir; Müheymindir; Azizdir; Cebbardır; Mütekebbirdir. Allah, (müşriklerin) şirk koştuklarından çok Yücedir." (Haşr,23)
Görüp gözeten, her şeye şahid olan koruyan ve bekçilik eden de O'dur.
Müheymin kelimesinin aslı "Müeymin"dir. Kolaylık için kelimedeki hemze harfi "ha" harfine dönüştürülmüştür. Arap dilinde bu tür dönüşümler vardır.
Müheymin, doğrulayıcı, tasdik edici ve güvenilir anlamındadır. Kur'an, kendisinden önceki kitapları doğrulayan bir kitaptır.
Tüm evrenin kusursuz bir düzen içerisinde var olmasını sağlayan fizik yasaları, onları meydana getiren Allah'ın, kulları üzerindeki İlahi korumasına da en güzel delilleri oluştururlar.
İnsanların çoğunluğunun doğal karşıladığı pek çok özellik asıl olarak Allah'ın kullarına olan merhametine ve İlahi korumasına işaret eder. Çünkü düzeni ve birliği sağlayan yüzlerce fizik yasasının şu an oldukları şekilleriyle var olmaları için hiçbir zorlayıcı neden yoktur. Allah koruyucuların en hayırlısıdır.
"El Müheymin" Her kim bunu yazıp üzerinde bulundurursa bütün malı ve rızkı Hak tealanın hıfzında ve emanında olur. Yine demişlerdir ki, bir kimse gusül eyleyip bu ismi 100 kere okusa o kimsenin dışı parlak ve nurlu olur.