Ali İmran Suresi 103’üncü ayet
Hep birlikte Allah'ın ipine (İslâm'a) sımsıkı yapışın; parçalanmayın. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman kişileridiniz de O, gönüllerinizi birleştirmişti ve O'nun nimeti sayesinde kardeş kimseler olmuştunuz. Yine siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklar ki doğru yolu bulasınız.
Peygamberimiz buyuruyor ki:
Râviyelerden Hz. Âişe (R.A.) şöyle demiştir:
"Ramazan ayının son on günü geldiğinde, Allah'ın Resûlü geceleri ibâdet eder, ailesini uyandırır ve hayırlı işler yapardı."
BUHÂRİ VE MÜSLİM
Hakk
Doğruluğu asla değişmeyen
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Hak geldi; bâtıl yok oldu." (İsra, 81)
"Allah'in hiç şüphesiz hak olduğunu bileceklerdir." (Nur, 25)
"Allah, hakkın ta kendisidir." (Hac, 62)
"Hak, Rabbinizdendir."(Kehf, 29)
Kur'an-ı Kerim'de kelime ve türevleri olarak 285 ayette geçer. İslam nazarında hakın kaynağı ilahi iradedir. Hakkın kaynağı Allahü Teâlâ'dır.
Hak, inkarı mümkün olmayan, ispat edilmesine gerek duyulmayan, varlığı kabul edilendir. Buna göre yüce Allah'ın varlığı kabul edilmesi gereken şeylerin ilkidir. O'nun varlığı, kabul etme emri henüz insanlara gelmeden kabul edilmiştir. Bu yüzden varlığı inkar edilemez. Bütün varlık alemi, O'nun varlığının apaçık delilidir. Yüce Allah'ın her sözü ve fiili haktır. O'nunla buluşmak haktır. O'na dayanan ve dayandırılan her şey hak ve gerçektir. O, Hak olmakla gerçeklerin gerçeğidir. O'nu bilmek, bilgilerin en gerçeğidir. O'nu ikrar etmek sözlerin en gerçeğidir.
Bir kimse bir şeyi kaybetse, bir parça kağıt üzerine "Ya Hakk" lafzını yazsa ve geceleyin o kağıdı eli üzerine koyup gökyüzüne baksa o zayi eylediği şeyi Allah'ın izniyle bulur.