İsra Suresi 44’üncü ayet
Yedi gök, yer ve bunlarda bulunan herkes O'nu tesbih eder. O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Ne var ki siz, onların tesbihini anlamazsınız. O, halîmdir, bağışlayıcıdır.
Peygamberimiz buyuruyor ki:
Ebû Saîd el-Hudri (R.A. rivâyet etmiştir:
"Bir kimse Allah yolunda bir gün oruç tutarsa, Allah o kimsenin yüzünü Cehennem ateşinden yetmiş yıl sürecek bir mesafeye uzaklaştırır.
BUHÂRİ VE MÜSLİM
Rafi
Kur'ân'da Allah'ın; peygamberlerin (Bakara, 2/253), bilginlerin ve müminlerin (Mücadele, 58/11), derecelerini, Hz. Muhammed'in şanını yükselttiği (İnşirah, 94/4), rızık ve nimet bakımından insanların bir kısmını diğerlerinden üstün yaptığı (En'âm, 6/165) bildirilmiştir. "Dilediğimizin derecelerini yükseltiriz." (Yûsuf, 12/76); "Allah dereceleri yükseltendir." (mümin, 40/15).
Göğü yükseltmesi (Ra'd, 13/2) ve Yadûdîlerin üzerine Tur Dağını kaldırması (Bakara, 2/63) da "refe'a" fiiliyle ifade edilmiştir.
Kıyamet ile ilgili olarak, "O, yükseltendir, alçaltandır." (Vakı'a, 56/3) denilmiştir. Bundan maksat kıyamette Allah'ın, müminlerin itibarını yükseltip cennete koyması, kâfir ve âsilerin itibarını alçaltıp cehenneme atmasıdır. "(O) dereceleri yükselten Arş'ın sahibi (Allah'ın) emrinden olan ruhu, (vahyi) kullarından dilediğine indirir ki, buluşma gününe kadar (insanları) uyarsın." (Mü'min, 40/15) âyetinde geçen "rafî'u'd-derecât"; gökleri tabaka tabaka yükselten veya kullarının dünyada derecelerini veya cennetteki mevkilerini yükselten demektir. Allah'ın kendisi, yüce, yücelerin yücesi olduğu gibi kullarından dilediklerini de yüceltir. Onlara çok yüksek dereceler verir.
Bu yücelik, hissi ve manevî anlamdadır. İnsanların Allah katında amellerine göre dereceleri vardır